Midilli'den Kazdağları'na: "Su Sınır Tanımaz"

Altın madenciliği faaliyetleri yüzünden Kazdağları'ndaki ormanların talan edilmesinin, toprağın (ve dolayısıyla suyun) siyanüre boğulmasının çevre ve insan yaşamı üzerinde yarattığı olumsuz etki geniş bir coğrafyada hissediliyor. Midilli Adası'nın içme suyu kaynakları Kazdağları'ndan doğduğu için altın sevdası Ege'nin her iki yakasında insanların ve doğanın yaşamını tehlikeye atıyor.

Tehdit uluslararası olduğu için elbette tepki de (tıpkı su ve doğa gibi) sınır tanımıyor. 16 Temmuz'da Midilli'de Binio İşgal Evi'nde buluşan aktivistlerle internet üzerinden bir toplantı gerçekleştirdik. Toplantıya Midillili aktivistler yanında, Kazma Bırak Kampanyası'nda, Ya Kanal Ya İstanbul Koordinasyonu'nda ve Kazdağları İstanbul Dayanışması'nda yer alan aktivistler de katıldı ve ortak, ulus ve milliyetçilik ötesi birleşik mücadeleyi örme konusunda ilk adımları attık.

Toplantı için hazırlanan İngilizce "Water Knows No Borders" isimli broşüre buradan ulaşabilirsiniz.